Farklılaştırma, öğretmenlerin çoğu zaman “zamanım yok” diye kenara koyduğu bir başlıktır. Bunun nedeni, farklılaştırmanın her çocuk için ayrı bir etkinlik hazırlamak sanılmasıdır. Oysa pratikte olan şey daha basittir: tek bir etkinliği farklı giriş noktalarıyla kurmak.
Bir etkinlik, üç giriş
Örnek: örüntü çalışması. Aynı boncuk ve ip malzemesiyle üç ayrı giriş kurulabilir. Birinci giriş — model verilir, çocuk devam ettirir. İkinci giriş — model yarım bırakılır, çocuk kuralı bulur. Üçüncü giriş — çocuk kendi kuralını kurar ve arkadaşına buldurur. Malzeme aynı, masa aynı, öğretmen aynı; yalnız soru değişir.
Bu yaklaşımın gücü, çocukları düzeylere ayırıp etiketlememesindedir. Çocuk masaya gelir, hangi girişten başlayacağına çoğu zaman kendisi karar verir. Öğretmen yalnız gözlemler: kim nereden girdi, kim bir üst basamağa geçmek istedi.
Farklılaştırmanın üç ekseni
- Karmaşıklık: aynı görevin adım sayısını azaltın ya da artırın.
- Destek: modeli görünür bırakın, sözel ipucu verin ya da tümüyle geri çekilin.
- İfade biçimi: çocuk bildiğini çizerek, anlatarak, yaparak ya da göstererek ortaya koyabilsin.
Üçüncü eksen en çok gözden kaçandır. Bir çocuğun kavramı bilmediğini düşünmeden önce, o kavramı bizim istediğimiz biçimde ifade etmekte mi zorlandığını sormak gerekir. Konuşarak anlatamayan çocuk, aynı ilişkiyi malzemeyle kusursuz kurabilir.
Kapsayıcılık da bu çerçevenin parçasıdır. Farklı gelişim özellikleri olan bir çocuk için ayrı bir köşe kurmak yerine, etkinliğin girişlerini yeterince geniş tasarlamak; hem o çocuğu gruptan ayırmaz hem de diğer çocuklara da alan açar. İyi farklılaştırma görünmez olandır.
Farklılaştırma bir lüks değil, sınıfın gerçeğidir: aynı yaş grubunda gelişim aralığı zaten geniştir. Soru “farklılaştırayım mı” değil, “bu etkinliğin kaç girişi var” sorusudur.
Çocukların gelişim yolculuğuna birlikte başlayalım.
NOVA ECE’yi okulunuzda keşfedin. Canlı demoda üç rolü de deneyin; kurulum gerektirmez.